ÇakırcalıNet

Vatan bir bütündür parçalanamaz Mustafa Kemâl Atatürk
Anasayfa Çakırcalı Çakırcalı Mehmet Efe
PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

Çakırcalı Mehmet Efe ile ilgili bilgiler ve kaynakları aşağıda yer almaktadır.


Çakırcalı Mehmet Efe:Hakkında bir şeyler anlatmayan kalmamıştır,dersek abartmış olmayız. Eli kalem tutan herkesin anlattığı ayrı bir Çakırcalı Mehmet Efe vardır dersek de doğrusudur. Aşağıdaki yazı Tarih ve Medeniyet dergisinden alıntıdır.

Gazeteci Ergun Hiçyılmaz'ın "Başverenler Başkaldıranlar" adlı kitabında Çakırcalı Mehmet Efe'nin Amerikalı bir kadın gazeteci tarafından çekilen nadir fotoğrafı" alt yazısıyla yer alan fotoğraf, Şeref Üsküp'ün naklettiğine göre Çakırcalı'nın kızı Ayşe Çakıcı (merhum)'ya gösterilmiş, O da fotoğraftaki şahsın babası olmadığım ifade etmiş. 
Prof. Dr. Muhsin Hesapçıoğlu,M eydan Larousse bu ünlü Efe'nin hayatını şöyle özetliyor: "İzmir, Aydın ve Muğla taraflarında kötü idareye karşı çıktığı için halk arasında ün kazanan zeybek (Ödemiş 1872 - Nazilli dolaylarında Karıncalıdağ 1912). Çakırcalı lâkabı mensup olduğu bir yörük aşiretinden dolayı gelmektedir.
Babası Ahmet Efe de birkaç defa dağa çıkmış bir zeybektir. Çakırcalı Mehmet Efe, babasının hükûmet kuvvetleri tarafından öldürüldüğü sırada on bir yaşındaydı. Yirmi beş yaşına gelince öç almak için dağa çıktı. Beş kişilik bir çete meydana ge tirdi. Pehlivanlığı ile tanınmış cesur ve zeki bir gençti.
Zenginlerden zorla aldığı paraları fakirlere dağıtıp, onları çeşme v.b. gibi hayrat yapmaya zorladı. Cesareti ve mertliği ile halk arasında sevildi, efsanevi bir kahraman haline geldi. Çok iyi silah kullanması sayesinde seksen kadar çarpışmadan sağ çıktı. Hükûmet kuvvetleriyle çarpışırken yanlışlıkla kendia damlanndan biri tarafından vuruldu"Araştırmacı Sabri Yetkin, ona, Batılılar'ca Türkler'in "Robin Hood"u ve "Dağların Kralı" (= Roi des Montagnes-Melikü'l Cibal) dendiğini belirtir.Biz bu kısa yazımızda Çakırcalı Mehmet Efe'nin hayatını anlatmak istemiyoruz. Onun hayatını anlatan çok değerli çalışmalar mevcuttur.
Bu çalışmalar sırasıyla şunlardır: Zeynel Besim Sun'un "Çakıcı Efe" adlı kitabı, Murat Sertoğlu'nun "Çakırca lı'nın Maceraları" adlı eseri, yine Murat Sertoğlu'nun "Çakırcalı Efe Nasıl Vuruldu?" adlı kitabı, Stelyo Mayaoğlu'nun "Çakırcalı MehmetEfe" adlı eseri, Hayrettin Asarcık lı'nın "Çakıcı Mehmet Efe" adlı eseri, Şeref Üsküp'ün "Çakıcı Efe" ve son olarak Sabri Yetkin'in "Ege'de Eşkiyalar" adlı doktora çalışması.
Çakırcalı Mehmet Efe'nin şimdiye kadar temsili fotoğrafı dışında bir fotoğrafı bilinmemektedir. Ayşe Çakıcı'nın babasının içinde bulunduğu bir fotoğraf vardır ve Şeref Üsküp'ün yukanda belirtilen kitabındadır. Keza Çakırcalı Mehmet Efe' nin çağdaşı olan Kamalı Zeybek'in de bilinen bir fotoğrafı var dı; bu fotoğraf da Şeref Üsküp'ün yukarıda belirtilen kitabındadır. Yine aynı şekilde Çakırcalı Mehmet Efe'nin bir diğer çağdaşı olan ve Milli Mücadele'ye yetişen Çamlıcalı Hüseyin Efe'nin kızanlanyla birlikte göründüğü bir fotoğrafı vardı.

Çakırcalı Mehmet Efe'ye gelince; bilindiği kadarıyla kendisine atfedilen bir fotoğraf vardır. Bu fotoğraf hem Şeref Üsküp'ün yukarıda adı geçen çalışmasında hem de Ergun Hiçyılmaz'ın yayınladığı "Başverenler Başkaldıranlar" kitabında yer almaktadır. Ergun Hiçyılmaz bu fotoğrafın altına şöyle bir not düşmüştür: "Çakırcalı Mehmet Efe'nin Amerikalı bir kadın gazeteci tarafından çekilen nadir fotoğrafı." Halbuki aynı fotoğraf için Şeref Üsküp'ün düştüğü not şöyle: "Yukarıdaki resmin Çakıcı ile çoban Mehmet'e ait olduğu söylenmişse de doğru değildir. Çakıcı'nın kızı Ayşe Çakıcı (merhum) bu resmi görünce: Babam bu değildir. Bu çalıkakıcı'nın biridir, demiş tir. "Evet; Çakırcalı Mehmet Efe'nin kızı Ayşe Çakıcı, gösterilen fotoğraf taki kişinin babası olmadığını söylemiştir.Aralık 1996 ayında bir konu hak kında araştırma yapmak üzere İstanbul Harbiye'deki Askeri Müze'ye gittiğimizde orada, tesadüfen, Çakırcalı Mehmet Efe'ye ait olduğu belirtilen fotoğrafı bulduk. 15 yıl dağlarda koşturan bu efsane kahramanının, o"Büyük Efe"nin bulmuş olduğumuz bu fotoğrafını ilk defa "Tarih ve Medeniyet" okurlarının istifadesine sunuyor; tarihçilerimizin tartışmasına ve hizmetine arz ediyoruz. Çakırcalı Mehmet Efe'nin bilinen tek fotoğrafı. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiçbirşekilde iktibas edilemez -Ocak 1997

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Çakırcalı Mehmet Efe, 1872'de İzmir'in Ödemiş ilçesi'ne bağlı Türkönü Köyü'nde doğmuş Ege efelik kültürünün en ünlü simalarından biridir.

Ege Bölgesi'nde efe kültürü (efelenmeler) 17. yüzyıla dayanır. Osmanlı İmparatorluğu'nun yapısında meydana gelen askeri ve sosyal değişikliklerin süvari ve kervancı olarak geçimini sağlayan eski akıncıları işsiz bırakması, hükümetler tarafından vergi tahsilatında kullanılan ayanların derebeyi eğilimleri, bitmeyen savaşlar, sonu gelmeyen asker istekleri ve giyim kuşam yasağı zeybek lerin birer ikişer dağa çıkmasına sebep olmuştur. Anadolu'yu Türkleşmesinde temel rol oynayan akıncı torunu zeybekleri zaman böylece kanunun dışına itmiştir.

Ayrıca, Büyük Menderes Nehri, Küçük Menderes Nehri ve Gediz Nehri'nin uygarlıklar beşiği vadilerinde savunması kolay, kaçış yolları açık dağ köylerinin bulunması, bunları yörenin efeleri ve onların zeybekleri için barınma yerleri haline getirmiştir. Vadilerin verimli ovalarını çeviren engebeli dağlar takip kuvvetlerine yakalanmadan yaşamayı kolaylaştırmıştır. Bazı zeybekler zamanla sivrilerek, devletin otorite boşluğunda kendi otoritesini kurarak, yöre halkının çare aradığı bir merci haline gelmiştir. Efelerin yerini öğrenerek kapılarını aşındıran halkın başlıca şikayetleri ayanların baskısı olmuştur. Bunun dışında cami, yol, çeşme ve düğün yardımı gibi istekler efelere iletilmektedir. Çözümüne katkıda bulunulan her sorun efenin ününe ün katmış, otoritesini sağlamlaştırmiştir. Bunlar bir süre sonra öykülere, türkülere konu olmuşlardır.

Ege'de efeler başlangıçta genellikle namus ve gururun yol açtığı olaylar nedeniyle dağa çıkmışlardır. Haksızlık, kişisel gurur ve hırslarından dolayı işledikleri bazı suçlar unutulmuş, geriye onları kahraman yapan olaylar kalmış, eklemelerle efsaneleşerek dilden dile dolaşan serüvenleri zamanın gençlerinde bir efeye kızan olarak üne ve saygınlığa kavuşma arzusu uyandırmıştır. Çakırcalı Mehmet Efe de efelerin en önemlilerinden biridir. Çakırcalı birçok kurallar getirerek efeliğe şan ve onur kazandırmıştır. Kendisinden önce Atçalı Kel Mehmet Efe gibi gerçek bir siyasi düzen kurma yolunda ilerlememiş olsa da, belli bir adalet anlayışını herzaman temsil etmiştir. Kendisinden sonra Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe ve diğerleri bu etik değerlere bağlı kalarak Kurtuluş Savaşı'nda de efeliğe şan ve şeref getirmişlerdir.

Bir zaptiye çavuşunca öldürülen (ve kendisi de efe olan) babası Çakırcalı Koca Ahmet Efe'nin öcünü almak amacıyla, 1893'te dağa çıkmıştır. Yanında, babasının da kızanlarından olan tecrübeli Hacı Eşkiya vardır. Dağa çıktıktan bir süre sonra ilk olarak zalimliği ile tanınan Mustafa Ağa'nın evini basar. Ağayı halka zulüm etmemesi için uyararak 200 altınına el koyar. Ardından da Kızoğlu Mehmet Ağa'yı dağa kaldırarak, yüklü oranda fidye alır. Eylemlerinden elde ettiği parayı halka cömertçe dağıtır. Özellikle Ödemiş dolayında köylerde genç kızlara çeyiz parası verir, giysisi olmayanı giydirir, evi olmayana ev yaptırır. Hatta köprüler, yollar inşa ettirilmesine önayak olur. Halkın sempatisini kazanması sayesinde köyler ve yörük obaları ona yataklık ederler.


Adını kullanarak eşkıyalık yapanlara veya efeliğin adını kirletenlere de acımasızca davranır. Bu çerçevede, Çakırcalı’nın adını kullanarak bir köyü basan ve köylünün kızını kaçıran Arnavut çetesine verdiği ceza, halka zulmedenlere duyduğu öfkenin örneğidir. Dokuz kişilik bu çeteyi saldırdıkları köye getirerek yaptıklarını halkın önünde söyletir, sonra ateşe atarak yakar. (Bu arada, Çakırcalı Mehmet Efe'nin babası Çakırcalı Koca Ahmet Efe'nin Abdülaziz döneminde İstanbul'a giderek padişahın sevgisini kazanan, onunla güreşe tutuşan, ondan payeler alan efelerden biri olduğunu belirtmek gerekir. Abdülaziz'e duydukları sempati ile devlete bir dönem boyunca ısınan efeler 93 Harbi'nde müstakil taburlar oluşturarak savaşmışlardır. )

 

Sonraları Kayaköy'de eşraf kızı Fatma Hanım'la ikinci evliliğini yapan Çakırcalı, bu beldede Rum inşaat ustalarına bir konak inşa ettirir.

Çakırcalı, öldürüldüğü dönemde, Aydın bölgesinin meşhur ağa ailesi Arpazlılar dan Arpazlı Osman Ağa'nın yıkılmış bulunan ve halkın kullandığı Menderes Köprüsü'nü tamir ettirmemesi üzerine Nazilli yakınlarındaki Arpaz köyünü basar, ağanın evini ateşe verip, ağayı kaçırmış bulunmaktaydı (Çakırcalı köprüyü tamir ettirmesini evvelce ağaya tembih etmiş, hatta bir keresinde, rivayete göre, namaza durarak, kızanlarına ağayı sille tokat dövdürmüş, ağa tamir sözü vermedikçe de namazı kesmemiş, ağanın tamir için belirttiği süreyi -6 ay, 5 ay, 4 ay- beğenmedikçe de, iki rekat daha namaz kılmış, ağanın "Çakırcalı, ne bitmez namazmış bu! Tezi yok, hemen tamir ettireceğim!" sözünü aldıktan sonra da "Es-selâmü aleykum ve rahmetüllah" diyerek namazı bitirerek, ağayı salıvermiştir.)

Kılavuz olarak kullandığı bir çobanın takip edilmesi (kimi kaynaklara göre ihbarı) üzerine Karıncalı Dağı kuşatılır. Çıkan çatışmada Çakırcalı ölür. Çakırcalı'nın cesediyle birlikte, halka zulmeden Osman Ağa'nın cesedi de bulunur. Çakırcalı ölüme giderken bile halka zulmedenleri cezasız bırakmamıştır. Çakırcalı'nın Hacı Mustafa'nın öldürdüğünü, veya çatışma esnasında bir serseri kurşuna kurban gittiğini öne sürenler de bulunmaktadır.

Belirtildiğine göre, zaptiyelerle başlayan müsademede kendi kızanı (arkadaşı, adamı) tarafından yanlışlık sonucu öldürülmüştür. Cesedi ilk karısı Iraz (Raziye) Hanım tarafından tanınmıştır. Cesedi günlerce Ödemiş belediye meydanında asılı kalmış, daha sonra orada gömülmüştür. Aradan 15 yıl geçtikten sonra 2. karısı Fatma Hanım tarafında Kayaköye defnedilmiştir. Mezarı ziyarete giden yöre halkı için, mezar mahalline girmeden önce Çakırcalı'dan "destur" istemek adet haline gelmiştir.

Efeliği süresince tam 256 kişiyi öldürdüğü öne sürülür. Adına yakılmış meşhur Ödemiş'in Kavakları türküsünde ( sonradan İzmir'in Kavakları olarak değiştirlen ve yöresinde hala Ödemiş Kavakları olarak bilinip söylenen ) Çakıcı olarak anılan Çakırcalı Mehmet Efe 'dir (türküde "Kamalı Zeybek" şeklinde anılan da bir başka efedir). Türkünün sözleri şöyledir:

Ödemiş kavakları
Dökülür yaprakları
Bize de derler Çakıcı
Yar fidan boylum
Yakarız konakları

Selvim senden uzun yok
Yaprağında düzüm yok
Kamalı da zeybek vuruldu
Yar fidan boylum
Çakıcı’ya sözüm yok

Efeleri konu alan başka önemli türkü Molla Ahmet Efe türküsüdür.

Kaynakça

Sabri Yetkin, Ege'de Eşkiyalar, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 2003

Çakıcı Efe (Şeref Üsküp, Hür Efe Matbaası, Konak, İzmir, 2002)

Yaşar Kemal'in de, genç bir gazeteci olduğu dönemde, 1950'li

yıllarda Cumhuriyet Gazetesinde Çakırcalı Mehmet Efe hakkında kapsamlı bir araştırması yayınlanmıştır.>

Bu bölüm 7660  kez incelendi.
 

Yorumlar  

 
0 #4 Şenol Uzun 23-04-2012 20:59
Herhalde 20-25 sene kadar önce Şeref Üsküp'ün Çakıcı Efe, Milli Mücadelede Efeler kitaplarını okumuştum. Efe'lik kültürüne, Çakıcı Efe'ye hayran olmuşum. Ödemişli olmaktan ayrı bir gurur ve onur duymuştum. Şeref Üsküp'ün Efe adında bir oğlu da vardı, o yıllarda Efe ismi çok nadirdi. O zaman karar vermiştim evlendiğimde oğlum olursa adını Efe koyacağım dedim. Alla iki oğlan verdi (ikiz) İlk doğana Efe arkadan gelene de Ege adıı verdim.Şeref Üsküp'ün o kitaplarını seneler önce arkadaşıma verdim okuması için, onda kaldı. Tekrar okumak hatırlamak istiyorum, nerden bulabilirim acaba ? Hür Efe gazetesi hala Konak'ta aynı yerindemidir acaba ? Ya da nasıl tekrar bu kitapları elde edebilirim acaba, bu kouda yardımcı olabilecek olan varsa sevinirim.
Alıntı
 
 
0 #3 sssss 14-04-2012 15:25
aslında bunun filmi var 1969da çekildi ama artık çıkmıyo siyah beyaz ekran internetten izleyin bide çakırcalı yörükmü
Alıntı
 
 
0 #2 AHMET ÖZÇALIŞKAN 26-02-2012 15:46
Amerikalılar olsaydı efenin kaya köydeki evini müze haline getirir silahını,elbise sini,eşyasını oraya koyardı.Öldürdüğü adam sayısı kadar dizi yapardı.HEMDE PARA KAZANIRDI.Bizde nerede o tarihe sahip çıkacak zihniyet..ne yetkililerde var,ne zenginlerde var.İşimiz eski ayanlar gibi hep sömürmek...Dr.Ahmet ÖZÇALIŞKAN
Alıntı
 
 
0 #1 doğan yıldırım 03-12-2011 23:50
Televizyonlarda saçma sapan diziler yer alıyor.çakırcalı mehmet efe'nin hayatını anlatan bir dizi yapılsa gerçekten.reyting rekorları kıracağına inanıyorum kurtlar vadisi gibi..
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Konuklarımız

1871
Bu günBu gün162
DünDün42
Son YedigünSon Yedigün395
Bu AyBu Ay1871
HepsiHepsi1871
Konumunuz38.107.179.231
US
US

Kentin Havası

          5 GÜNLÜK HAVA

Google Adsense

     
         

Kimler Sitede

Şu anda 7 konuk çevrimiçi
ÇakırcalıNet Template by Ahadesign Sunan: Joomla! feed-image Feed Entries