Çakırcalı Mehmet Efe
Ödemiş 1872 - Nazilli dolaylarında Karıncalıdağ 1912). Çakırcalı lâkabı mensup olduğu bir yörük aşiretinden dolayı gelmektedir.1081 kişinin temizlenmesini sağlayan,haksız hiçbir davranışı görülmeyen Türk Tarihinde en büyük insanlardan biri.
Demirci Mehmet Efe
1885 yılında Aydın – Nazilli’nin Pirlibey köyünde doğmuştur. “Demirci” lakabını mesleği olan demircilikten almıştır. Babası gibi demircilik yaparken, I. Dünya savaşı sırasında askere alınır ve İzmir’de 5. Depo Alayına verilir. Bu sırada bir Ermeni subayının kendisine hakaret etmesi üzerine askerden kaçarak dağa çıkar ve Gökdeli adındaki Ödemişli bir efenin çetesine katılarak eşkıyalığa başlar. Zamanla kendi çetesini kuran Demirci Mehmet, çevresinde topladığı 200 kişiyle Aydın, Denizli, Ödemiş taraflarında “Demirci Mehmet Efe” adıyla nam salar.
Yörük Ali Efe
Yörük Ali Efe, (d. 1895-Kavaklı, Sultanhisar, Aydın, ö. 23 Eylül 1951-Bursa), Kurtuluş Savaşı sırasında 16 Haziran 1919'da Malgaç Baskını ile düşmana ilk darbeyi vurmak suretiyle Aydın yöresinde düşman kuvvetlerinin ilerlemesini durdurmuş olan efe.
Sökeli Cafer Efe
Sökeli Cafer Efe ,Girit doğumlu olmakla birlikte Söke için Aydın ilimizin bir başka ilçesi Germencik'te şehit olmuştur.Mehmet Akif Çakırcalı
Anamur 1956 doğumlu ve bu sitenin sahibi.Emekli bir öğretmen,eski bir gazeteci olarak web tasarımı ve belgesel film çekimi yapmaktadır.
|
|
|
Sayfa 1 / 2 ![]()
Efe, tarihte Batı Anadolu'da ozellikle Aydın ve Muğla illeri ile Ödemiş ilçesinde yaşamış,silahlı ve mevcut düzene değişik nedenlerle baş kaldırmış olan kişilere verilen isimdir. Efe aynı zamanda günümüzde yiğit, cesur, mert ve sözünün eri olan kişileri tanımlamak için kullanılmaktadır. Efe aynı zamanda bir erkek ismidir. Efe, Zeybek ve Kızan arasındaki bağıntı.Bir Efe, Zeybek gruplarının başıdır. Zeybekler arasında kahramanlık yapmış cesur ve mert kişiler arasından efe seçilir. Zeybekler, efenin emriyle kızanları yetiştirirler. Zeybeklerden eğitim gören, silahlı onur adamlardan oluşan genç kişilere, kızan denir. Belirli bir zaman kızan olarak zeybeklerden eğitim gördükten sonra zeybek sınıfına alınırlar. Kelimenin KökeniEfe sözcüğünün kökeni hakkında değişik teoriler vardır. Bu sözcüğün kökeni kesin olarak bilinmemekle birlikte benzer bir kelime olan Zeybek hakkında en bilimsel gorunen tez, Sn Onur Akdoğu tarafindan kaleme alınan "Bir Başkaldırı Öyküsü-Zeybekler-Tarihi, Ezgileri, Dansları" adlı eserde belirtilen (2004) "zeybek kavramının eski Türkçede koruyucu zırh anlamına gelen say, sağlam ve sıkı anlamına gelen bek sözcüklerinin birleşimindendoğan bir kavram olduğu" ve "Saybek- Saybak- Zaybak-Zeybak-Zeybek değişim zinciri içinde oluştuğu" savıdır. Efe kelimesinin ise "büyük kardeş" anlamına gelen bir Türkçe sözcük (eke) olduğu düşünülmektedir. Efe veya zeybek kurumu ilk defa 16 ncı yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunda otorite boşluğundan kaynaklanan Celali Ayaklanmaları sırasında görülür.Daha sonraları yerel baskılar ve haksızlıklara karşı ayaklanarak dağa çıkan kimselere efe veya zeybek dendiğini görüyoruz. Efelerin kendine özgü giysileri ve geleneksel yapıları bu dönemde ortaya çıkmaya başlar. Günlük giyimden ayrılan ve zeybek yaşamında rahat hareket etmeye yarayan giysi türü ve silahlar kabul görmüştür. Örneğin dönemine göre kısa sayılan bir tür pantolon olan potur ve yakın mesafe çatışmasında çok yararlı olan bir tarafı ve ucu keskin yatağan gibi.19. yüzyıl boyunca efelerin devlet otoritesi ile inişli çıkışlı bir ilişkileri olmuştur. 93 Harbi'nde cepheye gitmeleri karşılığında haklarında "umumi af" ilan edilen ve cephelerde büyük yararlıklar gösteren zeybekler döndüklerinde, af vaatlerinin tutulmadığını görerek dağlara geri dönmeye başlamışlardı.1879’dan itibaren eşkıyalık Ege Bölgesi’nde tekrar salgın haline gelmiş ve hükümet bunlara karşı hiçbir şey yapamaz olmuştu.
|
Konuklarımız
![]() | Bu gün | 162 |
![]() | Dün | 42 |
![]() | Son Yedigün | 395 |
![]() | Bu Ay | 1871 |
![]() | Hepsi | 1871 |







Efeler







